RSS

Blog

SAĞLIKLI BİR TOPRAK İÇİN ORGANİK TOPRAK ISLAHI

Türkçeye aktaran: Müge Bakioğlu, Necla Dal

 

Organik bahçeler için toprağa bol miktarda organik madde eklemek, bitkilerinizin sağlığı için kritik önem taşır.

Bahçenizde sağlıklı bir bahçe toprağı oluşturmak için bulması kolay ve yaygın olan organik toprak ıslahı yöntemlerinden bazılarını bu yazıda derledik.

 

kompost

 

 

1. Kompost

Güçlü bir organik bahçenin yolu komposttan geçer. Peki, kompost tam olarak nedir? Basitçe kompost, bozunmuş, çürümüş organik maddedir. Evsel sebze artıkları, yapraklar, kırpılmış çim vb. ile siz de kendi kompostunuzu yapabilirsiniz. Kompost kutunuzun içerdiği maddelerin işlenmesi ne kadar uzun sürerse, elde edilen kompost da o kadar iyi olur. Bahçe toprağınıza eklemek için ise, ilkbahar ekiminden önce kompostu mevcut toprağınızla karıştırmanız yeterlidir. Eğer sonbahar / kış bahçesi oluşturmayı planlıyorsanız, kompostu daha sonra, yaz sonunda toprağınıza ekleyebilirsiniz.

 

2. Gübre

Gübre, bahçıvanlar arasında oldukça popüler bir diğer organik maddedir. Toprağa organik madde eklemek için olduğu kadar, faydalı böcek, bakteri ve mantarlar için de mükemmeldir.

İneklerden, atlardan, keçilerden, tavşanlardan ve tavuklardan elde edilen gübrenin de, bahçe için çok faydalı olduğu kabul edilmektedir.                                         

toprak

Gübre satış bayilerinden, zirai bayilerden, yerel çiftliklerden organik gübre satın alabilir veya ot yiyen hayvanlara sahip olacak kadar şanslıysanız, hiçbir ücret ödemeden de sağlayabilirsiniz.

Gübre, özellikle tavuk gübresi, bitkileri yakabileceğinden, gübreyi tazeyken kullanmamaya özen göstermelisiniz. Tavşan, bitkilerinizi tehlikeye atmadan bahçeye hemen uygulayabileceğiniz tek gübredir. Diğer gübre çeşitleri için, tüm hasadınız toplandıktan sonra geç sonbahar/kış döneminde gübreyi uygulayabilir, aksi takdirde kompost yığınınıza ekleyerek bekletebilirsiniz.

 

3. Organik Gübreli Toprak Karışımları

Bahçeye ekleyebileceğiniz birçok organik toprak gübresi bulunmaktadır. Özellikle balık artıkları ve deniz yosunu çayı, toprağınızda harikalar yaratabilir. Görece ucuz olan kan ve kemik unu ise bir diğer alternatiftir; kuru olduğu için işlenmesi ve uygulaması daha kolaydır. Çürümüş balık kafası kadar kötü kokmadığı için, karakafes otu çayı da harika bir seçenektir.

  

 4. Malç (Saman örtüsü)

 Malç, en sevilesi toprak ıslah yöntemlerinden biridir. 

Malçlama, yabani otların bahçenizi ele geçirmesini önlemek için saman, kuru ot veya talaşın kullanıldığı bir uygulamadır. Bahçıvanlar genellikle istenmeyen bitkilerin büyümesini önlemek için, bitkilerin etrafına ve yürüyüş yollarına malç katmanı uygular.

 saman

 

Organik Toprak Islahı İçin Diğer Seçenekler:

 

Adi Yonca (Alfalfa) Unu - Bu, kullanımı kolay, harika bir bitki temelli azot kaynağıdır.

Kan Unu - Genellikle kemik unu ile birleştirilmiştir. İz minerallerle dolu, yavaş salınan bir azot kaynağıdır.

Kemik Unu - Genellikle kan unu ile birleştirilmiştir. Bitkiler tarafından emilimi oldukça hızlıdır. Kalsiyum kaynağıdır.

Kompost Haline Getirilmiş Tavuk Gübresi - Dengeli bir besin kaynağıdır. Taze uygulanmaz; taze uygulanırsa azot miktarı çok yüksek olduğundan bitkilerinizi yakar.

 

Hindistan Cevizi Lifi - Sıkıştırılmış hindistancevizi lifinden yapılır. Torfun çevre dostu alternatifidir.

Dolomit Kireç - Asitli topraklarda pH'ı yükseltir, sağlıklı bitki gelişimini destekler.

Yeşil Gübre Bitkileri - Toprağa gömmek üzere örtü bitkileri yetiştirebilirsiniz. Yonca ve diğer baklagil bitkileri toprağınıza doğal yollarla azot kazandırılmasını sağlayacaktır.

Yeşil kum (Greensand) - Potasyum, demir, magnezyum ve 30 kadar iz mineral içerir.

Jips- Ağır killi toprakları havalandırmak için kullanılır. Alkali toprakların iyileştirilmesinde kullanımı yaygındır.

Kelp Unu – Harika bir mikrobesin kaynağıdır.

Turba Yosunu - Toprağınızı havalandırmanın iyi bir yoludur, ancak turba bataklıkları tükenme riski altında olduğundan, çevre dostu bir seçenek değildir. Hindistan cevizi lifi ile ikame edilebilir.

cicek

 

Kaya Tozu - Çeşitli iz mineralleri içerir.

Kaya Fosfat - Fosfat, elementer kalsiyum ve diğer eser mineralleri içerir.

Kabuklu Deniz Ürünleri veya İstiridye Unu - Kalsiyum, azot, fosfor ve iz mineraller kaynağıdır.

Kükürt - Topraklarınızı daha asidik yapar; yabanmersini, açelya ve ormangülü gibi asit seven bitkilerin etrafı için uygundur.

Sul-Po-Mag (potas-magnezyum sülfat) – ‘Langbeinite’ diye adlandırılan doğal olarak oluşan bir mineraldir. Magnezya sülfatı olarak da bilinir, potasyumun hızlı salınımı için iyi bir kaynaktır. Potas varyasyonudur.

Solucan Gübresi –En yoğun besin maddesi içeren organik komposttur.

 

 Organik Toprak Islahı Neden Toprak İçin Daha İyidir?

   Organik ve inorganik (ticari) toprak ıslahlarını karşılaştırırken, daha büyük bir besin artışını kolay uygulanabilir bir halde sunduğu için inorganik ilavelerin daha iyi olduğu düşünülebilir. Fakat uzun vadede, organik toprak ıslahı daha düzenli ve daha kullanışlı bir biçimde, daha fazla besin sağlar ve bahçenin diğer önemli alanlarının iyileştirilmesinde daha iyi sonuçlar verir.

    Organik toprak ıslahı yöntemleri, genel toprak durumunu ve yapısını iyileştirir; aynı zamanda besinleri doğrudan bitkilerinize aktarır. Organik ıslah yöntemleri ayrıca topraktaki mikropları ve böcekleri beslemeye yardımcı olur. 

   Toprağınıza ilave organik madde eklemek aynı zamanda toprak yapısını, nem tutma kapasitesini, drenajı iyileştirir, yararlı mantarları besler.

 

 Organik Islah Yöntemleri Nasıl Sağlıklı Topraklar Oluşturur?

   Mükemmel toprak oldukça nadir bulunur. Çoğu bahçe çok fazla kumla, çok fazla taşla, çok fazla kille, yüksek asit düzeyiyle veya başka şeylerle bozulmuştur. Ancak toprağınızla ilgili sorunların türlerine bağlı olarak bir dizi belirli adımı takip ederek kötü toprağınızı iyi bir toprağa dönüştürmek mümkündür.

lila çiçek

 

Toprak dört elementten oluşur:

  •          Organik madde
  •          Ayrışmış kaya (Mineral maddeler diye de bilinir.)
  •          Su
  •          Hava

Bunlar tüm toprakların temel yapı taşlarını oluşturur. Gerçekten sağlıklı bir toprak ise, aşağıda yer verilenlerin nüfusunda artış gerektirir:

  •          Mikroplar
  •          Böcekler
  •          Kurtçuklar
  •          Mantarlar
  •          Faydalı Bakteriler
  •          Faydalı Akarlar
  •          Nematodlar
  •          Sıçrar kuyruklular
  •          Tek hücreli hayvanlar

 Toprağınıza daha fazla organik madde ekledikçe, tüm faydalı mikropların, böceklerin ve mantarların da nüfusunu arttırmış olacaksınız. Sağladığınız organik madde ile birlikte bu küçücük canlılar, toprak minerallerini, sağlıklı bir bitki büyümesi için kesinlikle gerekli olan hastalık önleyici bileşiklere, besin maddelerine, vitaminlere ve hormonlara dönüştürmeye yardımcı olur.

 Bu küçük böceklerin tüm yararlarını öğrenince, başarılı bir bahçıvan olarak, bu organizmaları desteklemek için ideal toprak koşulları yaratmaya odaklanmanın, sadece sentetik besin maddeleri vermekten çok daha iyi olduğunu göreceksiniz.

 

 Yeşil Gübre ve Örtü Bitkileri

 

 

 

 

Yeşil gübreler ve örtü bitkileri, toprağınızı yabancı otlardan korumak, havalandırmak, besin maddeleri eklemek ve başka bitkiler yetiştirmek için kullanılmadan önce toprak yapısını zenginleştirmek için iyi bir yol sağlar.

Örtü bitkileri

Toprağı kışın korumak için, bakla veya fiğ gibi soğuğa dayanıklı ve sert bir ürün seçin. İlkbahar geldiğinde, toprağa daha fazla besin eklemek üzere alta bu otu gömebilirsiniz.

Yeşil Gübreler

Aşağıda yer verilenler yeşil gübre olarak kabul edilmektedir:

  •          Karabuğday
  •          Soya fasulyesi
  •          Börülce
  •          Baklagiller
  •          Alfalfa (adi yonca)
  •          Bakla

Hayvan gübreleri gibi, bu bitkiler de toprağınıza bol miktarda azot ve organik madde sağlar. Bunun yanısıra, hızlıca yoğunlaşırlar ve yabani ot büyümesini engellerler. İster örtü bitkiler, ister yeşil gübreler, ekimden en az üç hafta önce ilgili alanın altına gömülebilir. Bu süre, organik maddeye, ekime hazır olduğunuz zaman bozulmaya başlama şansı verecektir.

 Hayvan gübreleri gibi, bu bitkiler de toprağınıza bol miktarda azot ve organik madde sağlar. Bunun yanısıra, hızlıca yoğunlaşırlar ve yabani ot büyümesini engellerler. İster örtü bitkiler, ister yeşil gübreler, ekimden en az üç hafta önce ilgili alanın altına gömülebilir. Bu süre, organik maddeye, ekime hazır olduğunuz zaman bozulmaya başlama şansı verecektir.

 

Unutmayın ki bahçenizdeki toprağın doğal olarak iyileştirilmesi için toprağınıza ekleyebileceğiniz en iyi şeyler organik ıslah yöntemlerinde kullanılanlardır.

 

Kaynak: Organic Amendments for Healthy Soil – How to improve your dirt.  https://piwakawakavalley.co.nz/organic-amendments/ adresinden erişildi.

 

Fotoğraflar için: Goumbik, Matu Bil, 53084, Alturas Homes ve Ronald'a teşekkürlerimizle.

CİLDİNİZE UYGULADIĞINIZ KOZMETİK ÜRÜNLERE İLİŞKİN BİLMENİZ GEREKENLER

Yazan: SİNEM KAPAR ŞAHİNDERE

Eczacı - PİM GRUP Kurucusu ve Eğitim Koordinatörü

 

 

 

 

 

                                          Skin-cilt

 

    Cildimize uyguladığımız kozmetik ürünlerden bazıları düşündüğümüzden çok daha derine ulaşır. Spreyler, parfümler ve pudralar solunum yoluyla; ağız bakım ve dudak ürünleri yutularak; genital bölgeye uygulanan ürünler mukoza tarafından emilerek; cilde uygulanan dğer ürünler ise deriden vücuda girmektedir. Bu nedenle kullandığımız kozmetik ürünlerin mevzuata uygun olması son derece önemlidir. Kozmetik ürünler, Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği kurallara uygun olarak piyasaya sunulmalıdır. Ancak, kozmetik ürünlerin piyasaya arzında onay söz konusu değildir; ürünler, bildirimi yapıldıktan sonra piyasaya sunulabilir.

 

 

                                   

 

 

    Kozmetik Kanunu Madde 3'e göre, 'Kozmetik ürünün piyasaya ilk kez arz edilmesinden önce Sağlık Bakanlığı’na bildirimde bulunulması zorunludur.'  Kozmetik Yönetmeliği Madde 14'e göre 'bildirimi yapılmayan kozmetik ürünlerin piyasaya arz edilmeleri yasaktır.'  Ne var ki  kozmetik ürünler üzerinde 'Sağlık Bakanlığı'ndan onaylıdır' ve benzeri yazıların yer alması yani iddialar yasal olarak uygun değildir ve ürün için alınmış herhangi bir izni ifade etmez.

 

                                   

                                                        

  

    Kozmetik ürün satın alırken, Sağlık Bakanlığı'nın kurallarına uygun olarak üretildiğine emin olmak gerekir. Öncelikle bildiriminin olup olmadığı kontrol edilmelidir. Sağlık Bakanlığı'nın tüketiciler için kullanıma açtığı bir uygulama ile bu kontrolü sağlamak mümkündür.

 

  'EGET EAU DE COLOGNE LAVANDER, EGET TEN LAVANTA YAĞLI SIVI SABUN, EGET TEN LAVANTA YAĞLI TONİK, EGET LAVANTA YAĞLI SABUN, EGET TEN LAVANTA YAĞLI ŞAMPUAN” isimli ürünlerin Sağlık Bakanlığı'na bildirimleri yapılmıştır.

 

                                       

 

    Kozmetik bir ürünün piyasaya arzı için öncelikle ürünü piyasaya arz edecek firmanın, Sağlık Bakanlığı'nın online sistemine kayıt edilmesi ve onaylanması gerekir. Ürün sahibi firmanın, Sorumlu Teknik Eleman (eski adıyla Mesul Müdür) istihdam etmesi de zorunludur. Sorumlu Teknik Eleman ya eczacı olmalı ya da kozmetik alanında 2 yıl çalıştığını belgeleyebilecek bir kimyager, kimya mühendisi ya da biyolog olmalıdır. Bu şartı sağlayan kişi, firmanın piyasaya sunacağı ürünlerin insan sağlığına uygun olarak üretildiğini kontrol etmekle yükümlüdür. Bunun için de önce ürünün üretildiği yerin şartlara uygun olup olmadığını kontrol eder. Sorumlu teknik eleman, ürün formülasyonunun mevzuata uygun olduğundan; ürünün gerekli tüm testlerden geçtiğinden ve uygun şekilde ambalajlandığından emin olmalıdır. Bir ürünün insan sağlığı açısından uygun olup olmadığı, o ürün için hazırlanan toksikolojik raporda değerlendirilmektedir. Bu raporu hazırlama yetkisi herkese verilmez. Sorumlu Teknik Eleman, bu raporun uygun kişi tarafından uygun şekilde hazırlanmasından da sorumludur.

 

                                        

                          

   

    Firma kaydı tamamlanmış ve Sorumlu Teknik Eleman bulunduran bir firmanın insan sağlığına uygun olduğu raporlanmış ürünlerini piyasaya arz etmeden önce, Sağlık Bakanlığı’nın sistemine kayıt ettirmesi gerekir. Ürün Takip Sistemi olarak adlandırılan bu sisteme kayıtlı olmayan bir kozmetik ürünün piyasaya arz edilmesi yasaktır. Sağlık Bakanlığı bu kayıt sistemini çok önemsemektedir. Bu nedenle hem cep telefonu uygulaması üzerinden, hem de internet sitesinden tüm vatandaşların Ürün Takip Sistemi'ne erişimi mümkündür. Cep telefonlarına 'ÜTS Mobil' isimli uygulamayı indirilerek, ürün barkodlarını okutmak suretiyle ürünün kayıtlı olup olmadığı kolayca görülebilir. Kayıtlı olmayan ürünleri kullanmamanızı ve kullandırmamanızı önemle tavsiye ederiz.

 

    Kozmetik ürünler insan sağlığını doğrudan etkileyen ürünler olduğu için seçimi çok önemlidir. Açık yaraya sürülen kontamine bir ürün kan zehirlenmesine ve ölüme sebep olabilir. Bu nedenle testleri ve toksikolojik değerlendirmesi yapılmış bir ürün olduğundan emin olunmalıdır. Bunu sorgulamak her tüketicinin en doğal hakkıdır.

ÇİM YERİNE NEDEN YONCA?

Türkçeye aktaran: Müge Bakioğlu

 

     Çim Yerine Yonca Ekmeyi Yeğleyin

   

    Artık çim yerine yoncanın bahçelerinizi ele geçirmesine izin vermenizin zamanı geldi! Biçilmeye, sulanmaya, yabani otlardan temizlenmeye, gübrelenmeye ihtiyaçları yok onların. Üstelik de çimden çok daha yumuşaklar.

 

    Bahçenizde daha sürdürülebilir ekim dikim yapmak; orayı doğa dostu bir hâle getirmek; ama aynı zamanda üzerinde oynayabileceğiniz yumuşak bir alan yaratmak mı istiyorsunuz?  Öyleyse yonca ekin!

    Yoncayı çim tohumlarınızla karıştırabilir veya tamamen yonca ekebilirsiniz. 

 

beyaz yonca

 

Yonca, gübre veya ot öldürücü (herbisit) istemez; çok az biçme ve sulama gerektirir. Öte yandan toprağı verimli kılar; arı, kelebek ve bahçeniz için faydalı diğer böcekleri çeker. Hem de oturmak için çimden çok daha yumuşaktır. 

Yeşil alanınızda  pek fazla beyaz ya da pembe çiçek istemiyorsanız, sorun değil. Son on yılda, mikro yonca (microclover) adı verilen yeni bir beyaz yonca çeşidi Avrupa’nın genel tercihi oldu ve Amerika Birleşik Devletleri'nde de gittikçe yaygınlaşıyor… Mikro yoncalar, görece daha küçüktür, daha az çiçek verir, oturmak ve yürümek içinse daha yumuşak gövdelidir.

 

 

 

    1940'larda yonca kullanımı Amerikalılar arasında oldukça yaygındı. Ne var ki insanlar karahindibaları, sinirotlarını ve diğer geniş yapraklı “otları” öldürmek için herbisitler kullanmaya başlayınca, yoncalar da heba oldu.

 

Laid-back Gardener, bloğunda*, çim yerine yonca ekmenin yararlarını şöyle özetliyor:

1. Bir baklagil olarak yonca, atmosferik azot edinebilmek için, bakterilerle ortaklaşa çalışır ve böylece hem kendisine, hem de komşu bitkilere azot sağlar. Yonca ile karıştırılmış çimlerin daha hızlı büyümesinin nedeni budur.

2. Yonca içeren çim, çok daha az gübreye gereksinim duyar. Bütünüyle yonca kaplı bir yeşil alanınsa gübreye hiç gereksinimi yoktur.

3. Komşunuzun bahçesindeki çimler sulanmadığında solarken, derin kökleriyle yonca kurak mevsimlerde de yeşil kalır.

4. Saf yonca biçim gerektirmez; ama biçmek isterseniz, yılda 3 veya 4 kez biçebilirsiniz.

5. Yonca, sıkışık toprakta da büyüyebilir;  toprağının, gevşetilip havalandırılmasına gereksinimi yoktur.

6. Düz bir yeşil alan oluşturmak ve diğer otların gelişimine izin vermemek isterseniz, yoncayı yeğleyin. Yonca istilacı bir bitki türü olduğundan, onların gelişimini engeller. Dolayısıyla, yabancı otlar için zehir kullanmanız ya da çapalama yapmanız gerekmez.

7. Yonca, yetiştireceğiniz sebze ve meyveler için mükemmel bir toprak örtüsü oluşturur.

8. Yonca, arı ve kelebek gibi faydalı tozlayıcıları çeken beyaz ya da pembe çiçekler verir.  Tavşanlar ve arıcılar için yem olanağı sağlar.

9. Yonca bakımından zengin bir yeşil alan, ot tercih eden çoğu böceği caydırır. Sırf yoncadan oluşan bir alanda toprak altı zararlıları tamamen yok olur. 

10. Yonca, çim gibi değildir. Hem güneşte, hem de yarı gölgede iyi büyür.

11. Köpekler çiş yaptığında, çim sararsa da yonca sararmaz.

 

    Baird Ornitoloji Kulübü başkanı Mike Slater şöyle anlatıyor:

    “Çimler istikrarlı doğal yaşam alanları değildir. Çim ekimi, verimsiz otlar için iyi tarlaları heba etmeye gücü yeten üst sınıfın statü sembolü olarak Avrupa'da ortaya çıkmıştır. Ne yazık ki bizler de buna alıştık ve çim biçme, ot budama ve yaprak üfleme makinelerimizin olması, kas gücünü gereksiz kıldı.  Ülkedeki bütün koyunlara yetebilecek olandan çok daha geniş bir alanda çim yetiştirmekteyiz. Oysa ne kadar yeşil alan istediğimize ve yabani otları uzak tutma konusunda ne kadar katı davranacağımıza baştan karar verip, bahçelerimizi doğal yaşam alanları olarak geliştirebiliriz.” 

 

 

 

 

Konu ile ilişkili bir uzlaşı arayan Slater, bahçenizin kenarlarına, yonca, alanlarınınızın sınırlarına yerli kır çiçekleri, çalılar ve ağaçlar dikmenizi öneriyor ve ekliyor:

“Eğer yeterli sayıda insan bunu yaparsa, bahçelerimiz, parklar ile yakınımızdaki doğal alanlar arasında geçişe izin veren birer koridor görevi üstlenecektir. Amerika artık düzenli yeşil çimenlerin olduğu bir yer olmamalıdır. Birçok yabani hayvan ve bitki türü için küresel bir yok oluş ile karşı karşıyayız… En azından birkaç ufak adım atıp yonca ve karahindibalara göstereceğimiz hoşgörümüzle, gezegenimizin ve gezegenimizi paylaştığımız diğer canlı ve bitkilerin de bizim için önemli olduğunu gösterelim. “

 YONCA, TOPRAĞIN AZOT İHTİYACI İÇİN DE EN İYİ ALTERNATİFTİR

 

    Ülkemizde yapılan bir akademik araştırmada, bitki-azot ilişkisi, şöyle anılmakta:**


    Makro besin elementi olan azot, bitkilerin gelişiminde önemli bir yer tutar. Ancak bitkinin gelişimi için onun ihtiyacı olan form ve miktarlarda azotun toprakta bulunması şarttır. En fazla azot atmosferde bulunurken, toprakta bulunan azotun oldukça az bir bölümü bitki gelişimini destekleyecek biçimdedir. Bir dekar için saf azot miktarı 6 kg olarak tespit edilirken,  erozyon, hasat, yıkanma ve gaza dönüşme gibi nedenlerden toprakta azot kayıpları yaşanmaktadır. Çim ve yonca, topraktan aldıkları azot miktarı bakımından karşılaştırıldığında yoncanın daha avantajlı olduğu görülmektedir: Çim bir hektar topraktan 300 kg azot sömürürken, yonca için bu rakam 240 kg’dır.

    Öte yandan organik maddeler, inorganik gübreler, yağışlar ve biyolojik sabitlemeler (fiksasyonlar) toprağı azot bakımından beslemektedir. Toprağın azot kazanabilmesi için çeşitli yollar bulunmaktadır. Bunların başında organik maddelerin toprağa eklenmesi gelmektedir. Yeşil gübreleme olarak bilinen bitkisel ve hayvansal gübreleme ile bitkilere bir hektarda 20 ila 100 kg arasında azot sağlanabilmektedir. Yeşil gübreleme buğday sapı ile yapıldığında toprağa 18 kg/ha azot kazandırılırken, yoncalar 55kg/ha azot sağlayabilmektedir. Toprağın yonca ile gübrelenmesi başlı başına yeterli olmadığından, azotun bitkiler tarafından alınabilmesi için gübrenin mineralize olması, topraktaki organizmaların inorganik formlara dönüştürmesi gerekir. Bu ise başta toprak niteliği olmak üzere çeşitli faktörlerin de uygun hale getirilmesini gerektirir. Fakat ortaklaşa yaşam yoluyla (simbiyotik yolla) sağlanan azot sabitlemesi, doğal ve kolay bir çözüm sunmaktadır.

 

 

    Biyolojik sabitleme aracılığıyla, hem, ortaklaşa yaşam dışında bir yolla hem de ortaklaşa yaşam ilişkisi yoluyla azot sabitlemesi gerçekleşmektedir. Ortaklaşa yaşam ilişkisi yoluyla sağlanan azot sabitlemesinde ortak yaşayan iki bitkiden biri konukçu bitkiye azot sağlarken, konukçu bitki mikroorganizmalara çözünebilir karbonhidrat sağlamaktadır. Tarım alanlarında en etkili azot sabitlemesi, baklagiller ile kök canlıları (rizobiumlar) arasında gerçekleşmektedir. Böylece her bir hektardaki bitkilere 200 ila 300 kg yarayışlı azot temin edilebilmekte ve 600 kg elementel azot, bitkilere yararlı forma dönüştürülebilmektedir. En fazla azot sabitlemesinin ise yonca ile kurulan ortaklaşa yaşam ilişkisi ile sağlandığı bilinmektedir. Yonca bir yıl içinde bir hektar alanda 125-335 kg arasında sabitleyebilmekte, hatta iyi gelişen yoncalarda bu miktar 100-4000 kg arasında değişebilmektedir.

    Yeşil gübreleme ve ortaklaşa yaşam aracılığıyla sağlanan azot sabitlemesinin mineral gübrelere alternatif olması ve sürdürülebilir tarım uygulamaları arasında yer alması, yoncanın yukarıda sayılan diğer nedenlerle birlikte daha tercih edilebilir olduğunu ortaya koymaktadır.

Kaynakça
*Burrows, S. (2018). 11 reasons a clover lawn is better than grass lawn. https://returntonow.net/2018/08/03/want-a-sustainable-grass-like-lawn-plant-clover/?fbclid=IwAR110bzS31UTjmzXMnSv4OnNn1C1lpNFrrvjkk4jPp-ezarJZ7nZvlOMEz0 adresinden erişildi.

**Müftüoğlu. N.M, Demirer, T. (1998). Toprakta azot bilançosu. Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi.29 (1), 175-185, 1998.