RSS

Blog

KOZMETİK ÜRETİMİ VE ÜRETİCİLERİN SORUMLULUKLARI

 Yazan: Dr. Kimyager Çiğdem KUŞ

    

 

 

 

I. BÖLÜM

 

Kozmetik ürün nedir?

 

       Her birey (bebek, çocuk, erkek, kadın, hamile, hasta, yaşlı), doğumdan itibaren neredeyse her gün kozmetik ürünler tüketmektedir. 28.366 çeşit kimyasalı, çeşitli sayılar ve oranlarda içerebilen kozmetik ürünler, uzun süreli maruz kalışlar nedeniyle, son derece önem taşıyan kişisel temizlik ve bakım ürünleridir [1].

 

Kozmetik yönetmeliğinde, kozmetik ürün: [4].

“İnsan vücudunun dış bölümlerinde kullanılan

  •          epiderma,
  •          tırnaklar,
  •          kıllar,
  •          saçlar,
  •          dudaklar,
  •          dış genital organlar,
  •          dişler ile ağız mukozasına uygulanmak üzere hazırlanmış ürünlere ‘kozmetik ürünler’ adı verilir. Tek veya temel amacı bu kısımları temizlemek, koku vermek, görünümünü değiştirmek, bunları korumak, iyi bir durumda tutmak veya vücut kokularını düzeltmek olan bütün madde veya karışımlara ‘kozmetik ürün’ denir.

 

 Kozmetik Ürün Grupları:

Bebek ürünleri,

Kişisel temizlik ve banyo ürünleri,

Göz bakım ve makyaj ürünleri,

Koku verici ve ter önleyiciler,

Tıraş ürünleri,

Cilt bakım ürünleri,

Tırnak ürünleri,

Ağız bakım ve temizleme ürünleri,

Saç bakımı ve temizleme ürünleri,

Güneş koruyucu ürünleri,

Depilatuvarlar (ağdalar). 

       Kozmetik ürün kategorisinde, pazarda büyük firmaların yanısıra doğal, organik ve doğal katkılı ürünler üreten birçok küçük ve orta ölçekli firma faaliyet göstermektedir. 2018-2022 Yılı Stratejik Raporu’na göre, 2017 yılının Eylül ayı sonuna kadar, 4861 firma UTS kaydı yaptırmıştır. Kozmetik ürün sayısının, 530,888; yerli kozmetik ürün sayısınınsa 130,172 olduğu, anılan raporda bildirilmiştir [1].

 

 

 

 

       Kozmetik üreticileri tarafından üretilirken yönetmeliklere uygun olarak analizleri yapılmış; uygun koşullarda saklanmış ve gerekli tüm bilgilerin verildiği bir etiketle etiketlenmiş olan ürünleri kullanmak hepimizin hakkıdır. Fakat günümüzde merdiven altı tabiriyle ifade edilen işletmeler tarafından üretilen kozmetik ürünlere isteyerek veya istemeyerek maruz kalmaktayız. Oysa bu ürünlerin bebeklerde bile kullanıyor olması, ürünlerin formulasyon bileşiminde yer alan kimyasalların güvenliğini bile önemsememizi gerektirir.

       Kozmetik sektörü ile ilgili kanunlar, yönetmelikler ve tüzükler, üreticinin sağlıklı ürünler üretmesi bağlamında ona yön göstermektedir. 

 

 

 

Kozmetik ürünler için hazırlanması zorunlu olan en önemli belgelerden biri, Kozmetik Ürün Güvenlilik Raporu’dur. Üretici, bir kozmetik ürünün güvenli olduğunu kanıtlamak üzere, ürünü piyasaya sürmeden önce, bu ürünün bilgileri temelinde bir güvenlilik değerlendirme raporu düzenlemelidir. Bu rapor, ürün bileşenlerinin toksikolojik karakterini, kimyasal yapısını ve maruz kalma seviyelerini; ürünün kullanımına sunulduğu hedef kitlenin veya ürünün uygulanacağı bölgenin belirgin maruz kalış özelliklerini göz önünde bulundurur ve bitmiş ürün için hazırlanır [2,3].

 

       Güvenlilik raporunda kozmetik ürünün tanımlanmış tehlikelerine bağlı olarak, insan sağlığı üzerinde oluşturabileceği risk tanımlanır ve risk miktarı belirlenir. Veriler, güvenilir kaynaklardan alınır. Güvenlilik raporunda, tedarikçilerden alınan veriler, bilimsel makaleler, ürünün kendisi veya içerdiği maddelere ilişkin çalışma sonuçları ele alınır. Ürün tipine göre maruz kalınan cilt yüzey alanı ve uygulama sıklığı ile sınır değerler hesaplanır. Bu nedenle, eğer sizin kullandığınız ürün güvenlilik değerlendirme raporuna sahip olmayan ve dolayısıyla UTS’ye kayıtlı olmayan bir ürünse, kullanım nedeniyle nelere maruz kalacağınızı bilemezsiniz [3,4].

  

 

II. BÖLÜM

5324 Sayılı Kozmetik Kanunu’na Göre Tanımlama ve Açıklamalar: [5,6]

 

  1.    Üretici kimdir?
  • Üreten;
  • Islah eden;
  • Ürünün adını ticari markasını veya ayırt edici işaretini koymak suretiyle kendini üretici olarak tanıtan gerçek veya tüzel kişi;
  • Üreticinin Türkiye dışında olması halinde, üretici tarafından yetkilendirilen temsilci veya ithalatçı;
  • Ürünün tedarik zincirinde yer alan veya faaliyetleri ürünün güvenliğine ilişkin özelliklerini etkileyen gerçek veya tüzel kişi.

 

  1.    Üreticinin sorumlulukları
  • Sağlık Bakanlığı’na bildirimde bulunmak.
  • Kozmetik ürünü, insan sağlığına zarar vermeyecek nitelikte, güvenli ve Kozmetik Yönetmeliği’ne uygun olan iç ve dış ambalaj bilgileriyle piyasaya arz etmek.
  • Ürün tanıtımında, doğru ve ispatlanabilir bilgiler sunmak.
  • Ürün Teknik Bilgi Dosyası bulundurmak.
  • Sorumlu teknik eleman ile hizmetin gerektirdiği nitelikte personel istihdam etmek.
  • İyi İmalat Uygulamaları ve ilgili diğer mevzuatlara uygunluk sağlamak.
  • Kozmetik ürünün güvenlilik değerlendirmesinin yaptırmak ve ürüne ilişkin güvenlilik raporunun güncel tutulmasını sağlamak.
  • Ürün Teknik Bilgi Dosyası’nı, kozmetik istenmeyen etki (kozmetovijilans) raporları doğrultusunda güncel tutmak.

 

  1.    Bildirim ve Denetim
  • Üreticinin asli sorumluluğu, ürünlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli her türlü tedbiri almaktır.
  • Üretici, kozmetik ürünlerin piyasaya arz edilmeden önce, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Kozmetikler Şubesi’ne bildirimde bulunmakla yükümlüdür.  
  •  Bildirim işlemleri, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Ürün Takip Sistemi Portalı üzerinden yürütülmektedir. (Ürün Takip Sistemi (UTS) kozmetik ürün yönetimi işlevleri, 2 Mart 2016 tarihinde kullanılmaya başlanmıştır.
  • Bildirim yapılacak ürünlerin kozmetik mevzuatına uygunluğu kontrol edilmiş olmalıdır. Bildirimden sonra üründe veya üreticide meydana gelen değişikliklerin bildirilmesi zorunludur.
  • Kanun hükümlerine göre eksik bilgi ve belge ihtiva eden bildirim, yapılmış sayılmaz.
  • UTS üzerinde firma kaydı bulunmayan kişilerin öncelikle firma ve yetkili kullanıcı başvuru işlemlerini yapması gerekmektedir.
  • Piyasaya arz edilen kozmetik ürünlerin üretim yerlerinin denetimi ile piyasa gözetim ve denetimi Sağlık Bakanlığı tarafından yapılır.

Kozmetik sektörü ile ilgili Kanun, yönetmelik ve tüzüklere https://www.titck.gov.tr/mevzuat adresinden ulaşabilirsiniz.

 

 

III. BÖLÜM

 

Kozmetik Sektöründe Sorumluluklar

  

  1.    Kozmetik İyi İmalat Uygulamaları  

 

Bir kozmetik ürünün hammadde ve ambalaj malzemelerinden başlayarak, son tüketiciye ulaşıncaya değin, kaliteli ve güvenilir olması için uyulması gereken usûl ve esasların bütününe, İyi Üretim Uygulamaları denilmektedir. Kozmetik Kanunu gereğince kozmetik üretimi yapan yerlerin, İyi Üretim Uygulamaları koşullarına uygun olması zorunludur. Denetimler, “Kozmetik İyi Üretim Uygulamaları Kılavuzu” esaslarına göre yürütülür. Uygun koşulları sağlamadığı tespit edilen üretim yerlerine yönelik idari yaptırımlar uygulanmaktadır [1].

 

Kozmetik İyi İmalat Uygulamaları Temel Şartları

Kalite Yönetim

Dokümantasyon ve Arşivleme

Depolama Alanı

Üretim ve Ambalaj

Personel ve Organizasyon

Temizlik ve Hijyen

Kalite Kontrol ve İç denetim

Tesisler

Ekipman ve Kalibrasyon 

 

 

 

  

  1.    Kozmetik Ürün Teknik Bilgi Dosyası

Üretici tanımı vasfıyla piyasaya kozmetik ürün sunan üreticiler bu dosyası hazırlamalıdır [8].

  • Kozmetik ürünün adı, ticari markası, tedarikçinin kimliği.
  • Kozmetik ürün bileşimine yönelik kantitatif ve kalitatif bilgiler ve ürün bileşenlerinin INCI adları ve kullanım amaçları (uluslararası kozmetik ürün bileşenleri terminolojisi).
  • Hammadde ve bitmiş ürünün fiziko-kimyasal ve mikrobiyolojik spesifikasyonları.
  • Ürün bileşenlerine ait MSDS (Material Safety Data Sheet) ve COA (Certificate of Analysis).
  • Bitmiş Ürün Ambalaj Bilgileri ve Spesifikasyonları.
  • Bitmiş Ürün Stabilite verileri.
  • Bitmiş Ürün Mikrobiyolojik Analiz Raporları ve Koruyucu Etkinlik (Challenge) Testleri.
  • Bitmiş Ürün Dermatolojik Test Raporları.
  • Kozmetik ürünün özelliği, yapısı veya etkisinin gerektirdiği durumlarda, kozmetik ürünün sahip olduğu iddia edilen etkiye ilişkin kanıtlayıcı bilgi ve belgeler.
  • İyi İmalat Uygulamalarına uygun imalat metodunun açıklaması; İyi imalat Uygulamaları uygunluğuna ilişkin beyan, üreticinin, uygun seviyede profesyonel yeterliliği veya gerekli tecrübesi olduğunu belirleyen eğitim ve çalışma belgeleri.
  • Kozmetik ürünün güvenli olduğunu gösteren Kozmetik Ürün Güvenlik Raporu.
  • Nanomateryal içeren kozmetik ürünlerde, Kozmetik Yönetmeliği Ek IX kapsamında nanomateryal içeriğine ilişkin bilgi ve belgelerin yer alması gerekir.

 

 

  1.    Güvenlilik Değerlendirmesi [9,10]
  • Kozmetik ürün güvenlilik değerlendirmesi, eczacılık, tıp, diş hekimliği, biyoloji, kimya, biyokimya ve eşdeğer diplomaya sahip, toksikoloji dalında veya kozmetik ürün güvenlilik değerlendirmesi alanında sunulan teorik uygulamalı müfredat programını tamamlayanlara verilen belgeye sahip kişiler tarafından yapılır.
  • Bitmiş kozmetik ürünün güvenliği, içerdiği bileşenlerin güvenliliği temel alınarak belirlenir.
  • Bir bileşene ilişkin güvenlilik değerlendirmesi bu bileşene tüm kaynaklarda meydana gelebilecek toplam maruz kalış dikkate alınarak yapılır.
  • Toksik etkinin belirlenmesi (Ürün bileşenlerinin toksikolojik özellikleri, kimyasal yapısı ve maruz kalma seviyeleri) gerekir.
  • Maruz kalış değerlendirilmesi, (Ürünün kullanımına sunulduğu hedef kitlenin veya ürünün uygulanacağı bölgenin belirgin maruz kalma özellikleri (miktar-sıcaklık) belirlenmelidir.
  • Kozmetik ürünün öngörülen kullanım şekli ve ayrıca nihai formülasyonunda yer alan ferdi içerik maddelerine öngörülen sistemik maruz kalma durumları, güvenlilik değerlendirmesi kapsamında dikkate alınmaktadır.

 

 

KAYNAKÇA

 

[1] http://www.tumdef.org/titck-stratejik-plan.pdf

[2]https://www.titck.gov.tr/mevzuat/kozmetik-urunlerde-guvenlilik-degerlendirmesi-ve-guvenlilik-degerlendiricisi-hakkinda-kilavuz-surum-2-0-27122018173038

[3] https://www.titck.gov.tr/mevzuat/kozmetik-urunlerde-guvenlilik-degerlendirmesine-iliskin-kilavuz-surum-2-0-27122018172901

[4] https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2005/03/20050330-1.htm

[5] https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2005/03/20050330-1.htm

[6] Kozmetik Ürünler Dairesi Başvuru Kayıt ve Yönlendirme Dokümanı Dosyası

[7] https://www.titck.gov.tr/mevzuat/kozmetik-iyi-uretim-uygulamalari-gmp-kilavuzu-27122018172921

[8] https://titck.gov.tr/storage/legislation/ynVWPlD3.pdf

[9]https://www.titck.gov.tr/mevzuat/kozmetik-urunlerde-guvenlilik-degerlendirmesi-ve-guvenlilik-degerlendiricisi-hakkinda-kilavuz-surum-2-0-27122018173038

[10] https://www.titck.gov.tr/mevzuat/kozmetik-urunlerde-guvenlilik-degerlendirmesine-iliskin-kilavuz-surum-2-0-27122018172901

 

ZEYTİNYAĞINDAKİ POLİFENOLLERİN VÜCUDA ETKİLERİ

 Yazan: Dr. Kimyager Çiğdem KUŞ

 

       Zeytinyağının fenolik bileşiklerine, genel olarak, polifenol denir. Başlıca zeytinyağı polifenolleri, fenolik alkoller, hydroksitirosol ve bunların sekoiridoid öncüleri olan oleuropein, oleuropein aglikon, oleacein veya oleokantal’dır [1]. Zeytinyağlarınn 50 ile 800 mg/L aralığında değişen fenolik bileşimi miktarı, zeytin çeşitliliğine, ağacın yaşına, ekimde kullanılan tarımsal tekniklere, olgunluk derecesine, toprak bileşimine, iklime, işleme tekniğine ve depolama özelliklerine göre değişmektedir [2].

 

 

  

       Çeşitli zeytinyağı polifenollerinin vücut tarafından emilimi ve metabolizması değişiklik göstermektedir. Suda çözünürlüklerinin iyi olması nedeniyle, yüksek oranda biyolojik fayda sağlarlar. Emilim verimliliğinin ise, yaklaşık %55-66 mol olduğu tespit edilmiştir [2].

 

polifenol zengini yiyecekler

 

 

 

       Vücudumuza alınan oksijenin kullanımı ve canlı hücrelerdeki kimyasal değişim sırasında serbest radikaller oluşabilir. Normal olarak vücudumuz bu radikalleri kontrol altında tutar, ancak bazen denge bozulur ve çok sayıda radikaller oluşur. Bu duruma oksidatif stres denir. Böyle bir durumda, serbest radikaller sağlıklı hücrelere saldırır, okside eder ve bozarlar. Sızma zeytinyağının, lipit metabolizmasını değiştirdiği; oksidatif stresi ve iltihabı azalttığı; insülin duyarlılığını artırdığı ve endotel (kan ve lenf damarlarının iç yüzünü oluşturan doku.) fonksiyonu ve pıhtılaşmayı iyileştirdiği; bulaşıcı olmayan hastalık risklerine karşı faydalı bir etki sağlayabildiği tespit edilmiştir [3]. Son yıllarda, zeytinyağı polifenollerine olan ilgi, Akdeniz diyeti yoluyla uygulanan kalbi koruyucu etkisi nedeniyle önemli ölçüde artmıştır [4, 5,6, 7].

 

       Kaşıkta zeytinyağı

  

 

       Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA), 'zeytinyağı polifenollerinin kan lipidlerinin oksidatif stresten korunmasına katkıda bulunduğunu' iddia etmiştir. 20 g zeytinyağında, en az 5 mg hidroksitirosol ve türevlerini (Oleuropein kompleksi ve tirosol) içeren zeytinyağlarının, gıda sektöründe kullanılabileceği ifade edilmiştir [8].  Sızma zeytinyağı tüketiminden sonra plazmada oksitlenmiş düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) seviyelerinin önemli ölçüde azaldığının tespiti, kalbi koruyucu etkisinin olduğunu göstermektedir. Son zamanlarda zeytinyağı polifenolleri aracılığıyla sağlığın korunmasına ve iyileştirilmesine katkı sağlayacak pek çok çalışma gerçekleşmektedir. Bir çalışmada, 200 katılımcının, günde 3 kez 25 mL, zeytinyağı tüketmesi sağlanmıştır. 3 hafta boyunca farklı miktarlarda fenolik bileşik içeren yağlarla denemeler gerçekleştirilmiştir. Zeytinyağı polifenol içerikleriyle, oksidatif stress ve toplam kolesterol/HDL-kolesterol oranının doğrusal olarak azaldığı sonucuna varılmıştır [9].

 

 

       zeytinyağı

 

       Fenolik bileşiklerin kanser hücrelerinin çoğalmasını, apoptozunu (programlanmış hücre ölümleri) ve farklılaşmasını kontrol eden genler üzerinde etken olabileceği düşünülmektedir [10-11].  Antikanser etkinin temel hedefi, büyüme faktörü veya büyüme faktörü reseptörlerinin üretimini kontrol eden genler olabilir. Büyüme faktörü veya büyüme faktörü almaçlarının over-expression (bir genin diğerine göre daha çok okunması), komşu hücrelerin çoğalmasını ve tümörün büyümesini destekleyen sinyalleri kontrolsüz şekilde üretir. Zeytinyağı polifenolleri, bu sinyal yollarına müdahale edebilmektedir. Polifenoller, bazı sinyal moleküllerinindurumunu kontrol edebilir ki bu da onun antikanser etkisini göstermektedir [12, 13, 14].

 

       Zeytinyağındaki karakteristik fenolik bileşiklerin, geleneksel antikanser ilaçların etkileri üzerindeki etkisi günümüzde büyük ilgi görmektedir [4, 5, 12, 13–22]. Zeytinyağı fenolik bileşiklerinin, farklı kanser hücrelerinde [4,12,15] olası kemo-koruyucu ve antikanser aktiviteleri araştırılmıştır. Bunlar, meme [16, 17], kolon [18], prostat [19], melanom [20], promiyelositik lösemi [21] ve diğer kanser hücreleridir.

 

zeytinler

 

       Zeytinyağı polifenollerinin, antikanser ilaçlarla kombine kanser tedavisi üzerinde yapılmış çalışmalar vardır. Bu yeni yaklaşımlar, kanserin önlenmesi ve tedavisinde ileri düzeyde bir strateji sunabilir. Dahası, polifenoller, diğer gıda bileşenleri ve ilaçlarla pozitif veya negatif yönde etkileşirler [23-24-25].  Eğer farklı hedefler etkilenir veya birbirlerinin çözünürlüğünü geliştirirlerse sinerji etki üretilmiş olur. Bu sayede, biyoyararlanım artırılır [26]. Son yıllarda yapılan birçok çalışmada (in vitro ve in vivo) doğal polifenollerin kemoterapötik maddelerle etkileşimini, kansere karşı etkinliğini artırabildiğini; kemoterapinin yan etkilerini azaltabildiğini ve kanser hücrelerinin kemo veya radyo direncinin üstesinden gelebildiğini göstermiştir [27, 28, 29].

 

       Coccia ve arkadaşları, antikanser ilaçları ile sızma zeytinyağının fenolik ekstresinin etkileşimini incelemiştir. Paklitaksel, mesane kanseri de dahil olmak üzere çeşitli kanser türlerinin tedavisinde belirtilen mitotik (mitoz bölünme) bir inhibitördür [30]. Mitomisin C, DNA sentezini inhibe eder ve sıklıkla mesane kanseri hücrelerinin kemoterapisinde kullanılır [31]. Sızma zeytinyağının fenolik özütünün varlığında T24 hücrelerinin tedavisinde kullanılan paklitaksel ve mitomisin C ‘nin farklı dozları kullanılmış. Elde edilen sonuçlara göre mitomisin C’nin sızma zeytinyağının fenolik ekstresi ile, ilacın canlı hücreler üzerindeki toksik etki oranını azalttığı; paklitaksel ilacının tek başına kullanımıyla karşılaştırıldığında, polifenol özüt ve paklitaksel’in birlikte test edilen her konsantrasyonda, programlanmış hücre ölümlerini güçlü bir şekilde arttırdığı tespit edilmiştir [32].

 

zeytin ve zeytinyagi

 

 

       Kanser kemoterapisinde kullanılan ideal bir ilaç, ihmal edilebilir yan etkileri ile yüksek seviyelerde toksik etki göstermektedir. Canlı ortamda ya da laboratuvar ortamında çalışmalar, zeytinyağı polifenollerinin, kanser gelişimini önlemek için ve antikanser ajanlar olarak yüksek bir potansiyele sahip olduğunu göstermiştir. Zeytinyağı polifenollerinin antikanser ilaçlarla kombinasyonu, kemoterapi etkinliğinin iyileştirilmesi ve toksik etkilerin azaltılması nedeniyle kanser tedavisi için daha iyi bir yöntem sunabilir.    


      Açıklanan klinik öncesi çalışmalar, zeytinyağı polifenollerinin tek başına veya antikanser ilaçlarla birlikte faydalı etkilerini doğrulasa da, bunların etkinliğinin insanlarda kanıtlanmaya devam edilmesi gereklidir [25].

 

Kaynakça

 1- A. Bendini, L. Cerretani, A. Carrasco-Pancorbo, A. M. Gómez-Caravaca, A. Segura-Carretero, A. Fernández-Gutiérrez and G. Lercker, Phenolic molecules in virgin olive oils: A survey of their sensory properties, health effects, antioxidant activity and analytical methods. An overview of the last decade, Molecules 12 (2007) 1679-1719.

 

2- S. Martin-Pelaez, M.I. Covas, M. Fito, A. Kusar, I. Pravst, Health effects of olive oil polyphenols: recent advances and possibilities for the use of health claims, Mol. Nutr. Food Res. 57 (2013) 760e771.

 

3- Schwingshackl, L., Morze, J., & Hoffmann, G. (2020). Mediterranean diet and health status: Active ingredients and pharmacological mechanisms. British Journal of Pharmacology177(6), 1241-1257.

 

 4- R. Fabiani, Anti-cancer properties of olive oil secoiridoid phenols: a systematic review of in vivo studies, Food Funct. 7 (2016) 4145–4159

 

5- M. Celano, V. Maggisano, S. M. Lepore, D. Russo and S. Bulotta, Secoiridoids of olive and derivatives as potential coadjuvant drugs in cancer: A critical analysis of experimental studies, Pharmacol Res. 142 (2019) 77–86

 

6-. J. Delgado-Lista, P. Perez-Martinez, J. F. Alcala-Diaz, A. I. Perez-Caballero, F. Gomez-Delgado, F. Fuentes, G. Quintana-Navarro, F. Lopez-Segura, A. M. Ortiz-Morales, N. Delgado-Casado, E. M. Yubero-Serrano, A. Camargo, C. Marin, F. Rodriguez-Cantalejo, P. Gomez-Luna, J. M. Ordovas, J. Lopez-Miranda and F. Perez-Jimenez, CORonary Diet Intervention with Olive oil and cardiovascular PREVention study (the CORDIOPREV study): Rationale, methods, and baseline characteristics: A clinical trial comparing the efficacy of a Mediterranean diet rich in olive oil versus a low-fat diet on cardiovascular disease in coronary patients, Am. Heart J. 177 (2016) 42–50

 

7- A. Medina-Remon, R. Casas, A. Tressserra-Rimbau, E. Ros, M. A. Martinez-Gonzalez, M. Fito, D. Corella, J. Salas-Salvado, R. M. Lamuela-Raventos and R. Estruch, Polyphenol intake from a Mediterranean diet decreases inflammatory biomarkers related to atherosclerosis: a substudy of the PREDIMED trial., Br. J. Clin. Pharmacol. 83 (2017) 114–128

 

8- Commission Regulation (EU) No 432/2012 of 16 May 2012 establishing a list of permitted health claims made on foods, other than those referring to the reduction of disease risk and to children’s development and health Text with EEA relevance, (n.d.) 40.

 

9-Covas, M.I.; Nyyssönen, K.; Poulsen, H.E.; Kaikkonen, J.; Zunft, H.J.; Kiesewetter, H.; Gaddi, A.; de la Torre, R.; Mursu, J.; Bäumler, H.; et al. The e_ect of polyphenols in olive oil on heart disease risk factors: A randomized trial. Ann. Int. Med. 2006, 145, 333–341.

 

10-A. Di Francesco, A. Falconi, C. Di Germanio, M. V. Micioni Di Bonaventura, A. Costa, S. Caramuta,M. Del Carlo, D. Compagnone, E. Dainese, C. Cifani, M. Maccarrone and C. D’Addario, Extravirgin olive oil up-regulates CB1 tumor suppressor gene in human colon cancer cells and in rat colon via epigenetic mechanisms, J. Nutr. Biochem. 26 (2015) 250–258

 

11- Z. K. Hassan, M. H. Elamin, M. H. Daghestani, S. A. Omer, E. M. Al-Olayan, M. A. Elobeid, P. Virk and O. B. Mohammed, Oleuropein induces anti-metastatic effects in breast cancer, Asian Pac. J. Cancer Prev. 13 (2012) 4555–4559

 

12- A. Ahmad Farooqi, S. Fayyaz, A. Silva, A. Sureda, S. Nabavi, A. Mocan, S. Nabavi and A. Bishayee, Oleuropein and cancer chemoprevention: The link is hot, Molecules 22 (2017) 705

 

13- S. Rigacci and M. Stefani, Nutraceutical properties of olive oil polyphenols. An itinerary from cultured cells through animal models to humans, Int. J. Mol. Sci. 17 ( 2016) 8 43

 

14-H. Shamshoum, F. Vlavcheski and E. Tsiani, Anticancer effects of oleuropein, BioFactors 43 (2017) 517–528

 

15- J. A. Menendez, A. Vazquez-Martin, R. Colomer, J. Brunet, A. Carrasco-Pancorbo, R. Garcia-Villalba, A. Fernandez-Gutierrez and A. Segura-Carretero, Olive oil’s bitter principle reverses acquired

autoresistance to trastuzumab (HerceptinTM) in HER2-overexpressing breast cancer cells, BMC Cancer 7 (2007)

 

16- M. A. Khanfar, S. K. Bardaweel, M. R. Akl and K. A. El Sayed, Olive oil-derived oleocanthal as

potent inhibitor of mammalian target of rapamycin: Biological evaluation and molecular modeling

studies: oleocanthal is a potent mTOR inhibitor, Phytother. Res. 29 (2015) 1776–1782

 

17-J. Calahorra, E. Martínez-Lara, C. De Dios and E. Siles, Hypoxia modulates the antioxidant effect of hydroxytyrosol in MCF-7 breast cancer cells, PLOS ONE 13 ( 2018) e 0203892

 

18-Y. Z. H.-Y. Hashim, J. Worthington, P. Allsopp, N. G. Ternan, E. M. Brown, M. J. McCann, I. R. Rowland, S. Esposto, M. Servili and C. I. R. Gill, Virgin olive oil phenolics extract inhibit invasion of HT115 human colon cancer cells in vitro and in vivo, Food Funct. 5 (2014) 1513–1519

 

19- H. Zubair, A. Bhardwaj, A. Ahmad, S. K. Srivastava, M. A. Khan, G. K. Patel, S. Singh and A. P. Singh, Hydroxytyrosol induces apoptosis and cell cycle arrest and suppresses multiple oncogenic signaling pathways in prostate cancer cells, Nutrit. Cancer 69 (2017) 932–942

 

20. H. Song, D. Y. Lim, J. I. Jung, H. J. Cho, S. Y. Park, G. T. Kwon, Y.-H. Kang, K. W. Lee, M.-S. Choi and J. H. Y. Park, Dietary oleuropein inhibits tumor angiogenesis and lymphangiogenesis in the B16F10 melanoma allograft model: a mechanism for the suppression of high-fat diet-induced solid tumor growth and lymph node metastasis, Oncotarget 8 (2017) 32027–32042

 

21- R. Fabiani, P. Rosignoli, A. D. Bartolomeo, R. Fuccelli, M. Servili, G. F. Montedoro and G. Morozzi, Oxidative DNA damage is prevented by extracts of olive oil, hydroxytyrosol, and other olive phenolic compounds in human blood mononuclear cells and HL60 cells, J. Nutr. 138 (2008) 1411– 1416.

 

22- A. M. Borzì, A. Biondi, F. Basile, S. Luca, E. S. D. Vicari and M. Vacante, Olive oil effects on colorectal cancer, Nutrients 11 (2019) 32

 

23 U. Lewandowska, S. Gorlach, K. Owczarek, E. Hrabec and K. Szewczyk, Synergistic interactions between anticancer chemotherapeutics and phenolic compounds and anticancer synergy between polyphenols, Postepy. Hig. Med. Dosw. (Online) 68 (2014) 528–540.

 

24- T. M. de Kok, S. G. van Breda and M. M. Manson, Mechanisms of combined action of different chemopreventive dietary compounds: A review, Eur. J. Nutr. 47 (2008) 51–59

 

25-Torić, J., KARKOVIĆ MARKOVIĆ, A. N. A., JAKOBUŠIĆ BRALA, C. V. I. J. E. T. A., & Barbarić, M. (2019). Anticancer effects of olive oil polyphenols and their combinations with anticancer drugs. Acta Pharmaceutica69(4), 461-482.

 

26- H. Wagner, Synergy research: Approaching a new generation of phytopharmaceuticals, Fitoterapia 82 (2011) 34–37

 

27- M. Fantini, M. Benvenuto, L. Masuelli, G. Frajese, I. Tresoldi, A. Modesti and R. Bei, In vitro and in vivo antitumoral effects of combinations of polyphenols, or polyphenols and anticancer drugs: perspectives on cancer treatment, Int. J. Mol. Sci. 16 (2015) 9236–9282;

 

28 K. Nurgali, R. T. Jagoe and R. Abalo, Editorial: Adverse effects of cancer chemotherapy: Anything

new to improve tolerance and reduce sequelae?, Front. Pharmacol. 9 ( 2018) 2 45

 

29. D. Shukla, R. Rawal and N. Jain, A brief review on plant-derived natural compounds as an anticancer agents, Int. J. Herbal Med. 6 (2018) 28–36.

 

30. T. Kubota, S. W. Matsuzaki, Y. Hoshiya, M. Watanabe, M. Kitajima, F. Asanuma, Y. Yamada, J. Koh, Antitumor activity of paclitaxel against human breast carcinoma xenografts serially transplanted

into nude mice, J. Surg. Oncol. 64 (1997) 115-121.

 

31- S. V. Singh, D. Scalamogna, H. Xia, S. O’Toole, D. Roy, E. O. Emerson, V. Gupta and H. A. Zaren, Biochemical characterization of a mitomycin C-resistant human bladder cancer cell line, Int. J. Cancer. 65 (1996) 852-857

 

32- A. Coccia, L. Mosca, R. Puca, G. Mangino, A. Rossi and E. Lendaro, Extra-virgin olive oil phenols block cell cycle progression and modulate chemotherapeutic toxicity in bladder cancer cells, Oncol Rep. 36 (2016) 3095–3104

 

 

NEDEN FİLTRESİZ ZEYTİNYAĞI?

 Yazan: Dr. Kimyager Çiğdem KUŞ

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

 

 

 

 



     Filtresiz sızma zeytinyağları, birkaç hafta ya da birkaç ay depolama tanklarında bekletilmeleri durumunda, filtreli yağlara göre farklı özelliklere sahip olurlar. Filtresiz sızma zeytinyağına uygulanan bu işlem, içerdiği maddeler nedeniyle, yağın göze bulutsu bir şekilde görülmesine neden olabilir. Bu bulutsuluk durumuna, asıltı (kolloid) veya serpinti (dispersiyon) de denilmektedir. Bazı tadım uzmanları, ünlü yemek gurmeleri ve tüketiciler, zeytinyağındaki bulutsu görünümün daha çok, tazeliğe ve kaliteye işaret ettiğini düşünmektedirler. Taze zeytinyağının bulutsu bir görünüme sahip olmasının nedeni, değişken miktarda ve mikro boyutta zeytin suyu damlacıkları ve zeytin meyvesi içermesidir.[1].

  

 

 

 

     Sızma zeytinyağının içeriğini major ve minör bileşikler oluşturur. Major bileşikler, gliserollerdir ve toplam yağ ağırlığının %98’inden fazlasını oluştururlar. Minör bileşikler ise alifatik ve triterpenik alkoller, steroller, hidrokarbonlar, uçucu bileşenler ve antioksidanlardan (%2 gibi düşük bir oranda) oluşan 230’dan fazla kimyasal bileşiktir. Antioksidanların ana kaynağını, karotenler ve fenolik bileşikler oluşturur. Sızma zeytinyağının minör bileşiklerinden fenollerin birçoğu kuvvetli antioksidan aktiviteye sahip olduğu için, vücutta serbest radikallerden kaynaklanan zararları gidermekte ve böylelikle vücudu, çeşitli hastalıklara karşı korumaktadır [2].

 

  

  

 

     Zeytinyağı elde edilirken sıcaklığın artması, bitkisel dokudan salınan fenollerde artış olmasını ve yağ fazında çözünen fenol miktarının da artmasını sağlamaktadır. 25o C’tan 30o C’a çıkışta fenollerin arttığı gözlenmektedir. Sıcaklık 30o C’tan 35o C’a çıkınca, fenol miktarında artış görülmemektedir [2]. 

     Oksidasyon, yağların kimyasal, duyusal ve beslenme özelliklerinde önemli ölçüde zarara neden olmaktadır. Bunlar, enzimatik oksidasyon, fotoksidasyon ve otooxidasyon gibi çeşitli oksidatif bozunmalar yoluyla gerçekleşir [1,3]. Yağların oksidatif kararlılığı, onların, yağ asiti  tokoferoller ve polifenoller gibi antioksidan maddelerin yapısı ve miktarı ile belirlenir. Bu maddelerin filtrasyon sistemiyle azalması oksidasyon kararlılığını ve dolayısı ile raf ömrünü azaltmaktadır [1,3,4,5].

 

 

 

 

2019 yılında hazırlanmış bir derlemede şu bilgilere yer verilmiştir [1]:

 

  • Filtresiz sızma zeytinyağlarının oksidatif kararlılığı, filtreli olanlardan daha iyi korunmaktadır [5]. 
  • Sızma zeytinyağının ana fenolik bileşikleri, oleuropein aglikonlarıdır ve bunlar basit fenoller olan tirozol ve hidroksitirosol olan türevleridir. Polar ve suda çözünürler [6]. Bu nedenle zeytinyağında bulunma oranı filtrasyon işlemiyle azalan su içeriğine bağlıdır [7,8]. 
  • Jabeur vd., (2017) yaptıkları çalışmada fenolik bileşenler zeytinyağındaki su damlacıklarının çevresinde bulunduğu için, eğer filtre edilirse fenolik bileşiklerin azalacağını açıklamıştır [9]. 
  • Bakhouche vd., (2014) yaptığı çalışmada filtrasyonun nemi büyük ölçüde düşürdüğü, suda çözünen fenol bileşikleri olan fenolik alkolleri ve flavonları azalttığını vurgulamıştır [10]. 
  • Filtrasyon ile istenen duyusal özelliklerin yoğunluğu azalmıştır [1]. 
  • Saklama süresinin, yağın kalitesini, filtrasyon işleminden daha fazla etkilediği ifade edilmiştir. Köseoğlu vd., (2019) tarafından Ayvalık, Memecik ve Domat zeytinyağlarının filtrasyonu ile toplam fenolik içeriğinin azaldığı tespit edilmiştir. Buna karşılık antioksidan bileşikler, FAEE ve FAME (Metil ve etil esterler), antioksidan aktivite ve OS (Oksidatif kararlılık) üzerinde önemli bir etkisi olmadığını göstermiştir (P <0.05) [11].   

 

 

     Tüm bu sonuçlar değerlendirildiğinde, ağaçtan sofraya kadar birçok değişime uğrayan zeytinin, zeytinyağı oluşumunda niteliklerinin artması ve var olan niteliklerini koruması için zeytin işleme aşamalarında kalite korunmalıdır. Bu nedenle filtresiz zeytinyağı tercih edilirse, içeriğinde bulunan bileşikler ile daha kaliteli; duyusal olarak daha etkin; oksidasyona karşı daha kararlı bir ürün elde edilmiş olur. 

 

Kaynakça:

[1] Cayuela-Sánchez, J. A., ve Caballero-Guerrero, B. (2019). Fresh extra virgin olive oil, with or without veil. Trends in food science & technology, 83, 78-85.

[2] Kıralan, M., ve Yorulmaz, A. (2006). Zeytin Meyvesinde ve Sızma Zeytin Yağında Bulunan Başlıca Fenoller ve Bunları Etkileyen Bazı Faktörler, Cilt/Vol.:7-Sayı/No: 2 : 311-321.

[3] Kıralan, M., Yorulmaz, A., Ercoşkun, H., ve Sağırkaya, M. (2005). Sızma zeytinyağının fenolik bileşiklerine ve oksidasyon stabilitesine işleme aşamalarının etkileri. Gıda Mühendisleri Odası Gıda Mühendisliği Dergisi, 19(9), 28-34.

[4] Koidis, A., Triantafillou, E., ve Boskou, D. (2008). Endogenous microflora in turbid virgin olive oils and the physicochemical characteristics of these oils. European Journal of Lipid Science and Technology, 110, 164–171.

[5] Lozano-Sánchez, J., Cerretani, L., Bendini, A., Gallina-Toschi, T., Segura-Carretero, A., ve Fernández-Gutiérrez, A. (2012). New filtration systems for extra-virgin olive oil: Effect on antioxidant compounds, oxidative stability, and physicochemical and sensory properties. Journal of Agricultural and Food Chemistry, 60, 3754–3762.

[6] Galanakis, C. M., Goulas, V., Tsakona, S., Manganaris, G. A., & Gekas, V. (2013). A knowledge base for the recovery of natural phenols with different solvents. International Journal of Food Properties, 16(2), 382–396.

[7] Ambrosone, L., Angelico, R., Cinelli, G., Di Lorenzo, V., & Ceglie, A. (2002). The role of water in the oxidation process of extra virgin olive oils. Journal of the American Oil Chemists’ Society, 79, 577–581.

[8] Lercker, G., Frega, N., Bocci, F., ve Servidio, G. (1994). “Veiled” extra-virgin olive oils: Dispersion response related to oil quality. Journal of the American Oil Chemists’ Society,

71, 657–658.

[9] Jabeur, H., Zribi, A., ve Bouaziz, M. (2017) Changes in chemical and sensory characteristics of Chemlali extra-virgin olive oil as depending on filtration. European Journal of Lipid Science and Technology, 119:1–10.

[10] Bakhouche, A., Lozano-Sánchez, J., Ballus, C. A., Martínez-García, M., González Velasco, M., ve Olavarría-Govantes, A. (2014). Monitoring the moisture reduction and status of bioactive compounds in extra-virgin olive oil over the industrial filtration process. Food Control, 40, 292–299.

[11] Köseoğlu, O., Sevim, D., ve Kadiroğlu, P. (2019). Effects of Filtration on the Quality Properties of Extra Virgin Olive Oils during Storage. Journal of the American Oil Chemists' Society, 96(3), 291